Günlük Yorum Etkinliği 08.07.2018

in #tr3 years ago

Günlük Yorum Etkinliği 08.07.2018

Dün paylaştığımız yazıda oy verilen kullanıcılar;
@househusband
@mahfi
@ilkeryilmaz
@captainsailor
@burakdogusoy
@kimliksiz1
@zoltarian
@emotionalsea
@josecca
@efsane60


Yarisma.jpg

Kurallar:

  • Mümkün olduğunca basit tutmak istiyorum. Bunun sizden her gün resteem isteyemem, fakat resteem yapanlar için 2 yorum yapmış gibi değerlendireceğim. Günde 10 yoruma oy vereceğim. Bunları hem sizin beğenilerinize göre hem de kendi beğenilerime göre değerlendireceğim.

1. Yorum yapmak.

Günün Konusu

- Eğitim sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz?


Bildiğiniz gibi geçtiğimiz haftalarda üniversite sınavı yapıldı. Bir çok genç twitter'dan da, diğer sosyal mecralardan da isyanlarını paylaştılar. Aylardır çalıştıklarını fakat bunun karşılığını alamadıklarını paylaştılar. Sizce bu sistem nasıl olmalı ki, insanlar emeklerinin karşılığını almalı? Liselerimizdeki eğitim sistemi, çocuklarımızı üniversite okuma kalitesine getiriyor mu? Bu konularda görüşleriniz ve önerileriniz nelerdir? Dünyada ne gibi uygulamalar mevcuttur?

40 Steem Ödüllü Yarışma'ya katılmayı unutmayın!

Yarın görüşmek üzere.

Sort:  

20180708_121223.jpg

Eğitim sistemimiz üzerine sabahtan akşama, akşamdan sabaha konuşulur konuşulmasına da buna gerek yok, çünkü hiçbir şey değişmez boş yere sinirlenmiş oluruz..

Bu fotoğraf gayet net anlatıyor aslında:)

çok iyi özetlemişsiniz konuyu tebrik ederim

Valla hocam, eğitim sistemi hakkında çok sert konuşurdum ama bunun gereksiz olduğuna inanıyorum. Konuya farklı bir açıdan yaklaşacağım.
Ben Türkiyedeki eğitim sisteminin değişeceğine inanmıyorum. Neden kötü olduğunu falan arkadaşlar şimdi yorumlarda yazacaklar zaten.

Ben oğlumun eline sopa alıp quidditch falan oynamasını istiyorum. Saatlerce derse kapanıp sosyallikten feragat etmesini değil. Kızımın rahat rahat giyinip gezebilmesini, instagramda rahat rahat fotoğraflar paylaşıp kaşar etiketi yememesini istiyorum.

Kızım çıksın metal müzik söylesin istediği gibi giyinsin gezsin tozsun eğlensin isterim. Bu hayata bir kez geliyoruz. Bunu sınırlayan kişilerin kafa yapısını da asla anlayamadım, anlayamayacağım da. Oğlun gezsin ama kızın evde dizinin dibinde otursun... Heee heee ok. Örnek;

Bunun için bu ülke pek de uygun gelmiyor bana. En çok sinirlendiğim konulardan birisidir gençlerimizin gençliğini yaşayamaması. Benim de istediğim şekilde yaşayamamış olmam.
Eğitim sistemimiz buna sebep oluyor.
Gençlerimiz eğlenemiyorlar. Büyüyünce de mutsuz mutsuz aptal saptal insanlar oluyorlar.

Zaten sonra da iş hayatı vs derken bok gibi bir hayata sahip oluyorlar afedersiniz.
Eğitim sisteminin, eğitimli insan değil, tamamen bir hayvan sürüsü yetiştirdiğine inanıyorum.
Bu sisteme karşı olan insanların çözümünün de olduğuna inanmıyorum. Bakalım, göreceğiz yorumları şimdi.

Öncelikle bir eğitimci olarak ülkemizde eğitim adına bir sistem olduğunu düşünmüyorum. Sistem kelime anlamı ile düzeni ifade etmektedir. Ayrıca düzen dediğimiz şey sürekliliği olan devamlı bir olgudur. Bizim eğitim sistemimizde ise bu süreklilik bulunmamaktadır. Her MEB bakanı değiştiğinde onunla birlikte sistemde değişiyor. Bu gün bildiğimiz şey anlık bir kararla yarın sabahına kaldırılabiliyor veya yeni bir şey konabiliyor. Bir önceki sistemin çıktıları bile görünmeden yapılan değişimin iyi mi kötü mü olduğu bile anlaşılmıyor. Benim düşüncem her şeyden önce MEB'in başına bir öğretmen geçmesi gerektiğidir. Herkes Finlandiya eğitim sisjemini övüyor. Bence çok doğru ve iyi bir sistem. Ancak çoğu kişi bu sistemi de överken ne olduğunu bilmiyor. Bir bilgisayar öğretmeni olarak daha yapabileceğim bir çok yorum var ama devamını daha ayrıntılı bir şekilde post olarak yorumlayayım. Ama özet olarak bu şekilde anlatabilirim.

Eğitim sistemi zaten fazlasıyla hatalı bunu herkes söyleyecektir. Her gelen bakan kendi keyfine göre yeni bir sistem çıkartıyor. Zaten insanlar yarış atı misali girmek istedikleri bölümle alakası olmayan alanlarda sınava sokuluyorlar. Hani görmüşmüşsünüzdür bazı yerlerde en iyi matematik çözeni doktor yaptık diye. İşte sorun orda zaten. Çocuklar da hiçbir zaman öğrenmek amaçlı değil de not almak amaçlı dersleri inceliyorlar yada sınava endeksli yaşıyorlar. Aslında hiçbirşey öğrenmemiş sadece sınavları geçmiş oluyorlar. 3.Idiots diye bir film vardı Aamir Kahn oynuyor. Gerçi üniversite yılları o ama hindistandaki sistemi eleştirirken aslında tüm dünyadaki sisteme taş vuruyor. Dünyada eğitim sistemi çok önde olan okullar hatta ülkeler var ve biz bunları sürekli araştırmamızarağmen uygulamaya geçirmiyoruz. Dünya teknoloji ile çok hızlı ilerlerken biz mühendislik liselerine ve fen liselerine yönelmeliyiz fakat imam hatip liseleri artıyor. (İmam-Hatipler kapatılsın diyen biri değilim de suyu çıkarılmasın diyorum yani) Bütün dünyada fizik kimya matematik gibi bölümler çok önemli bölümlerken bizde aslında puanı orayı tutarak mecburiyetten gidenlerin okulu oluyor çünkü iş olanakları çok fazla değil. Sonra tartışıyoruz yerli araba yapacakmıyız falan filan. Sanki çok zor birşey gibi bunu tartışmamız bile anlamsız ama biz neden araba yapmaya çalışıyoruz istesek yaparız zaten çok zor dğeilki devlet politikası olarak isteniyor görünüp istenmeyen birşey aslında. Biz neden uzay araştırmaları yapmaya çalışmıyoruz mesela yada Cern deneylerine neden üye olmuyoruz devlet olarak. Çünkü yeterli bilim insanı yetiştirmek gibi bir gayretimiz yok imam hatip yapalım bitiren de sonra polis olsun gibi bir mantıkla hareket ediyoruz. Küçük düşünüyoruz açıkçası. Daha ilkokul seviyesinde uzay bilimleri dersi okutuyor beğenmediğimiz İran. Nükleer in ne olduğunu kimse bilmiyor ama ya karşı çıkıyor yada destekliyor körü körüne. Devletin zaten eğitimi ücretsiz yapmak gibi bir zorunluluğu var ama devlet okullarında okumak bile çok büyük maliyet. Bunu belki yadırgayacaksınız ama 1600 lira asgari ücret alıp yarısını kiraya veren adam ne yiyeceğini bile bilmiyor çocuğunu okutmaya çalışıyor. Bütün çocuklar devletin çocuklarıdır ve devlet tüm eğitim masraflarını karşılamalıdır ayrıca onları yetenekli oldukları alanlara yönlendirerek gerçekten fark yaratacak işler ortaya çıkarmalarına katkı sağlamalıdır.

Yani kısacası eğitim tamamen ücretsiz olmalıdır ve teknik bilimlere daha fazla ağırlık verilmelidir. Üniversite sınavı da bu şekilde değil de gidecekleri bölümü önce seçip sonra alanına göre sınava girmeli belki çocuklar. Bu sayede gerçekten o bölümde okuması gereken veya o eğitimi aldıktan sonra gerçekten fark yaratacak insanlar yetiştirilebilir. Ve en önemlisi kesinlikle fen liseleri arttırılmalı ve mühendislik iseleri kurulmalıdır.

ülkemizde malesef ki sistemli çalışan yapı sayısı çok çok az olduğu için eğitim sistemimiz de çalışmıyor bugün herhangi bir vatandaşa eğitim sistemimizin durumu hakkında soru sorsak yorum yapmasını istesek 10 kişiden 8 i olumsuz yanıtlar verir peki onca insan bunu görüyorken siyasiler neden bu konu hakkında gerekli yaptırımları yapmıyorlar daha doğrusu neredeyse her sene değişen eğitim sistemini neden bilir kişiler ellerine bırakmıyorlar anlam veremediğim bir konu eğitimsiz bir toplum sanat sağlık spor vs her türlü konuda geride kalır umarım biran önce bu konu düzelir..

Eğitim kurumları malesef Türkiye Cumhuriyet'inde bir fabrika olarak adlandırılıyor. Ülkenin geleceğini kurtarmak yerine bu günü kurtarmak amaçlı. Devlette özellikle eğitimde özelleşmeye doğru hızlı adımlarla ilerliyor.

Sınav konusunda özellikle Türkçe de büyük sorunlar var arkadaşlar. Dil bilgisi sorulmuyor. Paragrf ağırlıklı sorular geliyor ve bu nedenle yeni nesiller kendi dillerini doğru kullanmayı bilmiyor. Bilindiği üzere yabancı dillere ülkede büyük yatırımlar var. Bu da günümüzün evrensel dillerinden biri kabul edilen ingilizcenin gramer yapısının gençlerimizin kabullenmesini ve Türkçe'mizi yanlış kullanılmasına neden oluyor. Bir milleti millet yapan en büyük değerlerden biri "dil" 'dir arkadaşlar. Bu duruma sessiz kalmayı sevmiyorum.

Lise eğitimi fen-matematik konularında kesinlikle bir yerlere getiriyor. Çünkü üniversitede ilk göreceğin düzeyde matematik-fen dersleri işleniyor. Ne yazık ki çok yanlış bir durum. Ezbere dayalı, ufku daraltan bir sistem. Türev-İntegrl konularının kesinlikle bir tıp okuyan öğrencinin ihtiyacı değil mesela. Yada biyoloji derslerindeki bir çok konu mühendislik öğrencisinin alanı değil. Bunlar bir kaç örnek sadece.

Benim en büyük önerim Türkiye Cumhuriyeti'n de ki Özel üniversitelerin kapatılması ve bu kişiler gerçekten eğitimi desteklemek istiyorsa aynı yatırımları devlet üniversitesine yapması. Devlet üniversitelerindeki hocaları denetleyen(ciddi anlamada) bir kurum açılması, devlet üniversite sayılarının azaltılması gibi durumlar. Bunu neden istediğim ile alakalı bir yazı paylaşacağım yakında. Esen kalın..

hayat-bir-sınav.jpg

:)

Bizim kesinlikle beceremedigimiz bir konu. Eğitim sistemi o kadar çok değişiyor ki dolar kuru bile bu denli değişkenlik göstermiyor. Getirilen her sistem öncekine rahmet okutuyor. Yeni gelenin daha iyi olması gerekirken daha kötü nasıl yapabiliyorlar anlamış değilim. Okullarda eğitim bitmiş seviyede eskiden öğretmenler öğrencilerle ilgilenirdi ben hatırlıyorum ders çalışmam için teşvik eden çok ogretmenim vardı ama şimdi öğretmenler bunu yapamıyor yapmıyor değil yapamıyor çünkü öğrencilerde saygı kavramı bitmiş aileler öğretmene saygıyı anlatmıyor bunun sonucunda siz çocukla ilgilenmeye çalışınca tersliyor hatta kavga edenler dövenler bile var. Müfredat deseniz bilimden tamamen uzaklaşmış durumda her sene mufradat yenileniyor siyasi bir argüman oldu. Adam evrimden hoşlanmıyor diye ders olmaktan çıkıyor. Ben İnönüyu sevmiyor diye müfredat dan çıkıyor. Nereye kadar gidecek bilmiyorum ama çevremde bu yüzden çocuk yapmayan çiftler var. Benim çok hoşuma giden bı YouTube kanalı var takip edin bence onların bu konu ile parodisini paylaşıyorum.

https://m.youtube.com/watch?v=kWvz5SPFxRM

İlkokul çağında, devlet okullarında yabancı dil öğretmeyen, ben kimim, neyim, ne olacağım sorusunu felsefe bilimi ile sorgulatmayan bir eğitim sistemimiz olduğu sürece, bana göre maalesef hep kötüye gidecektir.

Bence eğitim sistemini tek parça halinde ele almak yanlış olur. Ülkenin yüzde doksanı sevdiği için değil o bölümden iş bulabileceği veya o bölüden mezun olunca çalışma şartları iyi olduğu için bölüm seçiyor. Bu da bazı kategorilerde yığılmaya sebep oluyor. Hatta o kategorilerde işsizlerin türemesine sebep oluyor.(öğretmenlik gibi) Devlet üniversitelerin her bölümünden mezun olanların çalışabileceği kadrolar açmalı ya da açılmasını teşvik etmeli. Aynı zamanda bölümlere ihtiyaçtan fazla öğretmen, mühendis vb alınmamalı. Her alanda çalışmak cazip hale getirilerek sosyal adalet sağlanmlı. İnsanların yeteneklerine göre eğitim verilmeli. Şu an yıllardır ezberci zihniyete dayalı eğitim sisteminde yetişmiş öğrencilerle sorgulayıcı yaklaşım gerektiren sınavlar yapıldı. Çocuklar isyanda haklı. Çünkü bu sınava yönelik eğitim almadılar. Eğitim sistemi değişmeden sınav sistemini değiştirmek başarıdan çok başarısızlık getirir.