Tüketim Çılgınlığında Yeni Moda : Mekan Tüketimi

in #tr6 years ago


Herkese Merhaba ! Bugün Tüketim kültüründen ve bu kültürün daimi üyesi bizlerin son tüketim çılgınlığı olan mekan tüketiminden bahsetmek istiyorum sizlere. Biraz daha gerilere gitmem gerek ama öncesinde.Hızlanarak başlayıp sonra yavaş yavaş irdelemek hem okuyan hem de yazan için avantaj sağlar diye düşünüyorum. Tünel hazırsa, geçmiş gözlüklerimizi takabiliriz...


Göçebe yaşayan insan Tarım denen şeyi keşfetti ve şöyle bir oturdu kıçının üstüne, zaman geldi geçti sanayi devrimi kendini gösterdi buharın gücünü kullanmayı öğrendi. Bu sanayi devrimi, insanın yemek yeme saatlerinden uyku uyuma hatta çocuk yapma sayısına kadar köklü bir değişime neden oldu. Sonra hayatımıza Bilişim girdi, bilgisayarlar ve dijital olan ne varsa, ardından endüstri 4.0 dediğimiz olay yaşanmaya başladı Almanya merkezli olarak. Bu da nesnelerin-nesnelerle, nesnelerin insanlarla iletişim halinde olup yapay zeka sonucu ruhsuz birer canlıya dönüşmeleri durumuydu.


Biz bu geçen yüzlerce yıllık süre zarfı içerisinde, fordist sistemi de gördük, kara perşembeleri de.Devrimler, savaşlar, barışlar (savaşlar için güç toplama adına verilen mola), isyanlar derken bir şeyi yapmayı hiç ama hiç bırakmadık. Tüketim !! tüketim !! tüketim !! Gıda-giyecek-konaklama-hizmet-mal-zaman vb. yüzlerce şeyi tükettik. Bu tüketim öyle bir hal aldı. Ürünlerin ambalajlarının üretim sektörü ürünleri geçer oldu. Ambalaj ambalajlama sektörleri aldı başını gitti. Sonra bir keki ne kadar değiştirebiliriz ? Bir kahve daha ne kadar farklı şekillerde sunulabilir ? Daha ne koyarsak içine tüketim açısından ilgi artar derken ! Bu gözü hiç doymayan abilerin ablaların aklına yeni bir şey geldi. Mekan Tüketimi ...

Artık içtiğiniz kahvenin hiç bir önemi yok, yediğiniz tostun yada hamburgerin de öyle. Nerede yediğiniz önemli bunları. O her yerde olan sıradan kahvenizi içtiğiniz duvar ve koltuk, yerdeki desen, sağa sola koyulmuş absürd objeler ve daha niceleri. Endüstriyel tasarım adı altında hayatımıza girdi bu mekanlar önce, beton rengi duvar ve zeminler, kırılmış tuğlalar, havalandırması elektrik ve su tesisatı orada ve görünen mekanlar moda oldu. Ardından bizi doğaya çekmek adına botanik bahçeye çevirdiler mekanları fakat onları da kısa zamanda tükettik. Üç kereden fazla gidilen bir yer bilmiyorum, halbuki eskiden hep gidilen yerler vardı ve yıllar geçse de taşını değiştirmezdi. Değiştirse de aynısını koyardı yerine. ''Neredesin?'' sorusuna ''Bizim oradayız, her zamanki yerdeyiz'' denebiliyordu. Şimdi durum ; '' Yeni bir yer buldum çok enteresan, konum atıyorum damlayın hemen''e evrildi...


Öyle kısa sürede tüketir hale geldik ki mekanları, çoğu kafe veya muadili yer ayda bir değiştirilmek zorunda kaldı. Ya el değiştirdi, ya da tasarım. Bir zaman sonra kafeler birbirine hiç benzememek üzerine yapılmış aynı cafelere dönüştü. Tüketici de şöyle bir karar aldı sonrasında ; daha özgün ve sabit, alışık olduğum ama mekanı da tüketmeyeceğim kadar beni kendine hayran bırakan bir yere gideyim fikrini benimsedi. Starbucks bunun en büyük örneği. Artık kaçıncı nesil kahve gurmesi olduğunuzun, ya da etin kaç saat marine edildiği kimsenin umrunda değil. Önemli olan sadece ve sadece orada çektiği fotoğrafta mekanın güzel olması. Eğer mekanın albenisi güzelse ; 5 tl'lik bir kahveyi 25 tl'ye bile satabilirsiniz. Tüketici de o 25 tl'yi kahveye değil, mekanın tasarımına ve mekan tasarımının çektiği diğer aynı profillere sahip olduğu insanlarla aynı ortamda olmaya veriyor.


Sağda solda nargile marpuçlarının asılı olduğu, çay içilip duran ve ağır müzikler çalan bir mekanda çayı 1 tl de yapsanız artık müşteri bulamıyorsunuz, - ülkücü geçinip oğlancı olan tipler dışında- Fakat modern tasarımlarla şekillenmiş, tabloların olduğu, ışıklandırmanın güzel dizayn edildiği, müzikleri ve ses sistemi iyi seçilmiş bir mekanda 15 tl'den de rahatlıkla aynı çayı satabiliyorsunuz. Yani; mekanı satıyorsunuz aslında. Bu nedenle ; bir yere gidip bir şeyin çok pahalı olduğundan dert yanıp zırım zırım zırlamadan önce, aynı ürünü cami altındaki kahvehane de içebileceğinizi, neden oraya gitmediğinizi düşünün. Bu sistematik bile yeterli cevabı almanızı sağlayacaktır.


Doğa, mekan tüketimi konusunda sınırsız yetki ve etkiye sahip tek erktir. Denizler, dağlar, dereler, göller, akarsular, oluşumlar, afetler sonucu ortaya çıkan manzaralar, hepsi birer mekandır ve insanların bunları tüketmesi çok ama çok uzun süreler alır. Örnekleri nelerdir bunların ? diyen varsa biraz sıralayabiliriz ; Büyük kanyon, pamukkale travertenleri, Ölüdeniz, Nil nehri...

 

Fotoğraf Kaynakları : 1 2 3 4 5 6

@kusadasi @akcakocagaming @try-destek @steemitturkıye @cointurk @steempress @timeets @trblog @blog ' a desteklerinden dolayı teşekkür ederim.


----------KADİR US-----------

 

 


Posted from my blog with SteemPress : https://kadirus94.timeets.xyz/2018/07/02/tuketim-cilginliginda-yeni-moda-mekan-tuketimi/