Günlük Yorum Etkinliği 11.07.2018

in #tr6 years ago

Günlük Yorum Etkinliği 11.07.2018

Dün paylaştığımız yazıda oy verilen kullanıcılar;
@ilkeryilmaz
@cinali
@rgirgin
@akineton
@tahirozgen
@propofol
@kagantrky
@captainsailor
@berkecolayir
@mucar38


Yarisma.jpg

Kurallar:

  • Mümkün olduğunca basit tutmak istiyorum. Bunun sizden her gün resteem isteyemem, fakat resteem yapanlar için 2 yorum yapmış gibi değerlendireceğim. Günde 10 yoruma oy vereceğim. Bunları hem sizin beğenilerinize göre hem de kendi beğenilerime göre değerlendireceğim. Eğer 10 yorum gelmezse rastgele bir kişnin başka bir gönderisine de oy verebilirim.

1. Yorum bırakmak ve bu gönderiye oy vermek.

Günün Konusu

''Beyin Göçü'' hakkında ne düşünüyorsunuz?


Ülkemizde bir çok üniversite okuyan veya mezunu olan kişi, yurt dışına yerleşmek için mücadele veriyor veya bunun hayallerini kuruyorlar. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

40 Steem Ödüllü Yarışma'ya katılmayı unutmayın!

Yarın görüşmek üzere.

Sort:  

Bu ülkede istediklerini yapabileceğini düşünmeyen herkes haklı olarak istedikleri hayatı ve yapacakları işi nerede yapabileceklerse oraya gideceklerdir. Ben buna beyin göçü olarak bakmıyorum, bu olsa olsa insan kaybıdır. İnsanımızı kaybediyoruz. Başka yerlerde değer görüp daha özgür ve refah içinde yaşayabileceklerini düşündüklerinden gidiyorlar. Bu ortamı burada bulabilseler neden kendi aile ve dostlarından ayrılıp yeni bir hayatın peşine koşmak istesinler ki? Bizler gerekli imkanları sağlayamadıkça hem topluma değer katacak insanlarımızı kaybederiz, hem de Amerika adına Nobel ödülü alan Aziz Sancarlarla kendimizi avuturuz ancak.

Bir ülkeyi kısaca tanımak istiyorsanız o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakmalısınız ki Türkiye'deki olayları biliyorsunuz Leyla,Eylül ve şiddete uğrayan kadınlar.İnsanları geçtim patileri kesilen kediler köpekler yani kısacası Türkiye'de cahil ve deli bir halk var.Türkiye beyni yıkanmış insanlarla dolu ki bu insanlar kendilerini hala Kürşad döneminde sanıyor , kılıç - karga döneminde olduğumuzu sanıyorlar ve devamlı türklükleri ile övünüyorlar. Türkiye insanları Türkiye'ye çekicek politikalar izlemek yerine itici politikalar izliyor ki Türkiye'nin insanları çeken tek politikası Suriye'ye girmek oldu ve suriyelileri çekti.Ülkemize teknoloji gerek bilim,sanat gerek fakat hiçbiri artık Türkiye'de kalmamış durumda mevcut hükumet artık bunları arttırmak için neler yapar bilemem ama Amerika'da mühendisler garanti $5000 alıyor onu bilin.Yurtdışına yerleşmek gibi bir hedefi olanlar önce güzel bir ingilizce sonra hangi ülkeye gidiceklerse (ör: Fransa) o ülkenin dilini az buz öğrensinler derim.Fakat bir insanın illa ki iş için beyin göçü yapmasına gerek yok herhangi bi konuda kendi yeteneğinizi keşfedin ve üstüne yürüyün ki elbette sizi birileri keşfedecektir ki bu kişiler Türkiye'den olamaz.

Yurt dışına yerleşmek istemeleri gayet makul zaten yurtdışı derken genelde gelişmiş ülkeler seçiliyor. Hem refah düzeyi hemde akademik çalışmaları sırasındaki imkanların fazla olması bunda en büyük etken. Ayrıca ülkemiz malesef fazla siyasi bir ülke ve ne yaparsanız yapın biraz bu işin ucundan bucağından bulaştırılıyorsunuz bu da asıl işinizden çok dış etkenlerle uraşmanız anlamına geliyor. Maddi olanaklar konusu zaten malum o konuda bişey söylemeye gerek yok. Tabi ilk cümleme geri dönmüş oldu gelişmiş ülkelere gidiliyor ben kimsenin Kenya'ya gittiğini görmedim daha. Bu da onların en doğal hakları verilen onca çabadan sonra onca birikimden sonra burda yapacakları bir araştırma için saçma sapan kişilerin ödenek yok laflarını duymak yada bir yerlere gelmek için akademik çalışmadan ziyade dost akraba kontenjanı kullanmaktansa ekonomik olarak daha rahat olacakları ve sadece işlerine odaklanarak başarılı olabilecekleri ülkeleri seçerek hem insanlığa hemde kendilerine daha fazla faydalı olmayı istiyorlar

Mecburlar. Üniversiteye derece yaparak girmiş (ilk 100) çok arkadaşım var ve sadece tıp okuyanlar burada kaldı. Bir tanesi yaptığı projede ölçüm yapabilmek için Amerika'ya gidip geliyordu. Hatta uçak biletini bile amerika savunma bakanlığı karşılıyordu. Başka bir arkadaşım Almanya'dan gerekli malzemelerin satın alınmasını ve gelmesini beklemekten bıkıp Almanya'ya gitti. Zaten buradaki laboratuvarlar çok yetersiz. Ayrıca temel bilimlerin hiçbir değeri yok. Türkiye'nin en büyük beyinleri mühendis olmaya itiliyor. Fakat bilimin merkezinde olmak isteyip temel bilimlere yönelen insan bu ülkede aç kalmaya mahkumdur. Zatrn temel bilimler okumak isteseniz kaç puan ile aldığı ortada. O puanla giren öğrenciden teorik fizikçi olmasını bekleyemezsiniz. O da macburiyetten yazmıştır.

Temel bilimlere yönelmek isteyen herkes istisnasız yüksek lisans veya doktora programlarıyla yurt dışına gitmek zorunda.

Ayrıca yapay zekanın her alana yayıldığı bir dönemde bazı tıpçılar da yurt dışına kaçsa yeridir.

Yani gidin arkadaşlar. Göçün gidin. Ülke olarak bu kadar çabasız oturuyorken hiçbirinizi hakketmiyoruz.

Bence bu yurt disinda yasama istegi her secimden sonra artarak devam ediyor. Ulkenin icinde bulundugu durum ortada, ekonomik kriz, enflasyon, siyasi degisim. Çoğu insan gelecekten umitsiz ve kaygilari var, ne olacagi bellirsiz. Yurtdisina ciktiginiz zaman aradaki farki net bir sekilde goruyorsunuz. Bu sadece maddi acidan degil, gerek yasam kalitesi gerek insana verilen deger cok daha iyi. Gecenlerde rastladigim bir durum: Bugun bizim defalarca degistirilen egitim sistemimizde LGS sinavindan iyi puan da alsan iyi bir liseye gidemiyorsun. Insanlar ozel lise ve universitelere mecbur birakiliyor. Avrupa'da egitim Turkiye'den daha ucuz duruma gelmis.

emre-gencer-232840-unsplash.jpg

İnsanlar kendisini özgür hissetmek istiyorlar.

  • Ekonomik olarak.
  • Sosyal olarak.

Türkiyede ekonomik özgürlüğünü kazanmak için aylık en az 3 bin lira gelirin olması lazım. Kendin yaşadığını düşünürsek. O da en az.
Buna ulaşmak çok zor.
Ama örnek vermek gerekirse İspanyada kazandığınız para ile alacağınız şeylerin oranını yaptığınız zaman, Türkiyede kazandığınız paranın alım gücünü sorgulamaya başlıyorsunuz.
Belki İstanbuldan %70 daha pahalı olan Madrid bile insanlara çekici gelmeye başlıyor.

Ek olarak sosyallik. Bunun bir diğer versiyonuna özgürlük diyelim hadi. Bu da demek oluyor ki kızlarımızın rahat rahat giyinerek gezmesi, kendi istedikleri yerlerde istedikleri saatlerde takılması.
Çocuklarımızın gözümüz arkada kalmayacak bir şekilde bakılması. Dadıların veya çocuk bakıcılarının patara kütere dövmemesi gibi.
Akşam dışarı çıktığınız zaman yapılacak şeyler... İnsanların sevecenliği gibi.

Ne yazık ki biz çok da sevecen bir millet değiliz. Misafirperveriz evet fakat güler yüzlü değiliz. Özellikle de tanımadığımız insanlara karşı bir günaydın demek, otobüste onun alanına saygılı olmak gibi konularda.

Diyorsunuz ki yahu kaptan, birisi bana otobüste cinslik yaptı diye, ben karşıdan karşıya geçerken arabasını durdurmadı diye, twittere sürekli engel ve medyaya sürekli sansür geliyor diye, eğitim sistemi problemli diye bu ülkeden gidilir mi?

Bilemem. O kararı kişi kendi verecek.

The brain drain has always been harmful for any country, the nation invests in resource for its formation and after all it takes advantage of other nations, that is not fair, nothing ethical, said Michio Kaku, when he said that USA that has a secret weapon that is the H - 1B Visa, which facilitates the generators of knowledge to establish the US, that is not only in the US, without this the developed countries would collapse to the detriment in the countries where the flight occurs.

Önceliklekendisini yetiştirmiş insanların daha iyi şartlarda yaşamak istemesi kesinlikle yadırganamaz. Bu nedenle de sürekli olarak yurt dışında gelişmiş ülkelere bir beyin göçü veriyoruz. Tabii ki kaliteli ve iyi yetişmiş vatandaşllarımızın kendi ülkelerinde kalarak ülke gelişimi için ellerini taşın altına koymaları beklenmektedir. Ancak biz bu beklentiye sahip olsak dahil şartlar ve imkanlar buna fırsat vermiyor. Gerek ülkemizdeki imkanlar gerekse siyaset nedeniyle bu göçler gerçekleşiyor. Maalesef kariyerinizde yükselmek istediğiniz sürece size siyasete bulaşmanız gerekliliği bir şekilde dayatılıyor. Bunu yapmadan ilerleyebilen var mı dersek, çok nadir. Ayrıca teknik ve benzeri problemlerde insanları bu göçe zorluyor. Örneğin çalışmamız için gerekli malzemelerin sürekli yurt dışından sipariş etmemiz gerektiği veya destek bulamamamız gibi. Bunlara ek olarak bir de ülkemizdeki çalışma koşulları eklenince beyin göçü adeta kaçınılmaz oluyor. Örneğin üniversitelerdeki akademisyenler genel olarak yurt dışına gitme imkanlarını sıklıkla araştırıyor ve girişim yapıyorlar. Çünkü burada yeterli çalışma sahası ve araştırma özgürlüğünü bulamıyorlar. Zaten ders yükü çok fazla olan akademisyenlerimiz araştırma yapabilmek için en fazla uykularından çalabiliyorlar. Bunun gibi daha bir çok örnek verilebilir bu konularda. Keşke beyin göçünün önüne geçebilsek ve hatta biz beyin göçü alan ülkeler listesine girebilsek diyerek yorumumu sonlandırıyorum.

Beyin göçü neden olur ? Beyin göçü ülkede bilim adamlarına verilen fırsatlar yeterli olmazsa, Hukuk'a, adalete güven olmaz ise, yatırımcılar kaçar ise beyin göçü elbette olur. Sosyal medya da bir yazıya denk geldim yanlış okumadıysam Türk asıllı bilim adamlarının % 85 i yurt dışında yaşıyor ve projelerini orda devam ettiriyor. Bu ne demek oluyor, burada istediğini elde edemedi veya ülkeye adalet ve hukuk konusunda güvenemedi demek. Hiç unutmam KPSS için kurs merkezinde giderken Anayasa dersi öğretmeni ''Beyin göç ediyor ülkeden dolar alın tez elden'' demişti. Şimdi anlıyorum o hocamın sözlerini :)

Beyin tahliyesi her zaman zararlı olmuştur, çünkü bir ulusun bir kurumda, kurumlar, personel, altyapı ve zaman yoluyla, başka milletlerden faydalanabilmesi için çok az ya da hiç akıllıca bir kaynak yaratmadığı söylenebilir.

Maalesef pek çok beyin ifade ettiğiniz gibi yurtdışına çıkmak zorunda hissediyor kendini. Araştırmacılar destek bulamadıkları için bunu yapıyor maalesef.